Melayê CizîrîMelayê Cizîrî
Ehmedê XanîEhmedê Xanî
Melayê BateyîMelayê Bateyî
Feqiyê TeyranFeqiyê Teyran
Ustad Bedî'uzzemanUstad Bedî'uzzeman
Ji RêberJi Rêber
XEBER
18.04.2014 / 17:19
ROBOSKİ, ROBOSKİ, ROBOSKİ…
Sadece gerçeği bilmek istiyorlar. Adalet istiyorlar. “Roboski değil, Uludere… ne demek Roboski!” diyor Başbakan. Ama gel gör ki Roboski, Roboski, Roboski…

Sibel Yerdenizin Yazısı...

Pazartesi günü ‘Uludere Devletle Barıştı’ manşeti atan Akşam Gazetesi “PKK baskısına rağmen Uludere devlete sırtını dönmedi” diyor ve ailelere yapılan ‘devlet’ yardımlarını sıralıyordu. Habere göre, aileler bu yardımları ‘minnet ve şükranla’ kabul etmişler ve 28 Aralık ‘Roboski katliamı’nın yıl dönümünde Vali’yi de aralarında görmek istemişler.

Bu kadar kolaymış demek ki barışmak, Başbakan ve devlet erkânı boşuna sancılanmış bunca zaman. Devletin onca yetkisi, gücü, parası varken mümkün mü barışmamak?

Katliamda yakınlarını kaybeden Ferhat Encü “Katliamın yapıldığı günden bu yana devlet, bu olayı unutturmak, aileleri yalnızlaştırmak için her türlü baskıyı yaptı. Bir yıldır katiller ortada yok. Haberde bahsedilenler doğru değil. Biz failler bulunmadan, katiller ortaya çıkarılmadan bu devletle barışmayacağız” diyor.

Uludere raporu bir yıldır hazırlanamadı derken, dün Meclis Araştırma Komisyonu taslak raporu ortaya çıktı. Raporda, "Genelkurmay talimat vermiş olabilir. Genelkurmay tüm belgeleri paylaşmadı" deniliyor. Sonuç “Kasıt yok, zincirleme hata var!”

Sonuç şu; hâlâ bilmiyoruz ölüm fermanının altında kimin ya da kimlerin imzası var.

Geçen hafta başında önce Ali Babacan konuştu:

Uludere'yi bir fırsat olarak görmek, bunu siyasi istismar aracı yapmak sorumlu, sağlıklı siyaset olamaz. Unutmayalım ki daha önce biz bir Gediktepe vakası yaşadık. Sivil vatandaş zannedilenler terörist çıktı, şehitler verdik, bedel ödedik. İstismarcılar ve fırsatçılar ellerini çektiğinde, Uludere çok daha hızlı bir şekilde aydınlanacak.

Yani bunca zamandır aydınlanamamasının nedeni istismarcılar.

‘Vur emri’ni kimin verdiği değil ama ölenlerden birkaçının terörle bağlantısı çıkacak rapordan diye bekliyordum. Hâlâ da bekliyorum. Tabii biraz vakit alıyor, çocukları İstanbul’un göbeğinde poşu ya da yumurtayla yakalamaya benzemiyor. Şıp diye bu ‘terörist’ diyemiyorsun. Üstelik bir de peşinen öldürmüşsün...

Yoksa akıl kârı mı ‘zincirleme’ hata sonucu onca F16’yı seferber etmek, onca insanı öldürmek...

İşin içinde ‘terör’ varsa -ki ihtimali bile yetiyor yakıp yok etmeye- o zaman kurunun yanında yaş da yanmış olacak. Yani özür filan dilenmesi gerekmeyecek...

Başbakan sorulunca lütfediyor “gerekirse özür dileriz” diyor.

Cuma gecesi Başbakan, NTV-Star televizyona konuk oldu:

"Biz AK Parti iktidarı olarak hep yaşatmanın gayreti içerinde olduk, diye başladı söze.

Her açıklamasından sonra, Roboski’de ölenlerin yakınlarının söyledikleri geçti aklımdan.

Nadirin babası, Sadık Alma “Köylüyüz dağlarda yaşarız.Toprak verimsiz. Dağ başında iş yok. Kaçağa gideriz, sadece aç kalmayalım, diye... Allah biliyor. İnsanlarımız biliyor. Devlet ‘ölün’ bu işi yapmayın dedi...”

'Bu olayı bu kadar basite indirgemeyelim. İkide bir sivil vatandaş diyoruz. Terör örgütünün mensubu da sivildir. Ama o sivil görüntü altında teröristtir. Bunu da görmemiz lazım. Burada 34'ü de böyledir diyemeyiz ama müsaade edin yargı kararlarını bekleyelim.

Yüksel'Bir hareket var. Katırları ve insanları görüyorsunuz ama bu insanların sadece hareketini izliyorsunuz. Katırların üstü örtülü. Altında ne var tespit edemiyorsunuz...''

Osman’ın karısı Pakize Kaplan “Kocam yetim büyümüştü, çocuklarını çok severdi... ‘Yoksulluğun işkencesini onlara çektirmeyeceğim,’ derdi. On lira için akşama kadar çalışırdı. Sabah dörtte çıkıp akşam onda gelirdi. Eve gelince ağzına bir lokmayı zor atardı. Oturup sohbet edemezdik, pikniğe gidemezdik. Gittiği akşam çocuklara, ‘yatmayın size eşya, yiyecek getireceğim’ dedi, çocuklar ‘babam yiyecek getirecek’ diye yatmadılar, beklediler...”

Bu kaçakçıdır, bu teröristtir, değerlendirmesini ilgili mercilerin o anda yapması mümkün değil. Orası terör bölgesi.

Selam’ın annesi Semire Encü “Askerin yolunu tuttuğunu öğrenince oğlumun peşinden hududa gittim. Çok kar vardı. Üstüme bir şey almadan, ayaklarımda terlikle... Yolda terliğim de koptu. Sınır boyunda heronlar tepemizde uçuşuyordu. Her gelen yüze feneri tutuyordum, oğlum mudur diye... “Oğlunun cesedi sınırın öte yanında,” dediler. Kendimi yanan ateşlerin üstüne attım, bırakmadılar, yetişemedim... Ayağının bir parçasını gördüm hastanede, oradan tanıdım...”

“İlgili güvenlik güçlerimiz sorulması gereken merciye sormuşlardır, verilen kararla görevlerinin gereğini yerine getirmişlerdir. Bu tür işlerde hata payı olmaz mı? Her zaman olur''

Aslan’ın annesi Zahide Encü Aslan’ım iki defa gitti, sadece iki bidon mazot getirdi. Aslan’ımı gömdükten beş gün sonra kolu bulundu; ben onu insanlara, kameralara göstermek istedim, bütün dünya devletleri görsün istedim, imam ve köylüler benden saklamış götürüp mezarına koymuşlar... İşte ben hakimim yargılıyorum; iki bidon mazotun cezası iki gün hapistir, uçaklarla parçalamak değil... Fakirdiler, fakir çocuğuydular, iki bidon mazot hiç bir şey değildir... Şimdi mazot gördüğümde diyorum ki bu düşmanımdır, gözüm görmesin, bana göstermeyin, kendimi yakarım...”

Varsa yoksa Uludere Bunu zorla gündemde tutmaya çalışan terör örgütü ve uzantılarıdır.

Fadıl’ın annesi Azime Encü “Kimseye bir zararı olmayan çocuklara bunları yapmaya hakları yoktu. Oğlum benden para istediğinde bir lira bile veremiyordum. Oğlum iki bidon mazot için gitmiyordu, ekmek için gidiyordu; biz fakiriz...”

Temennim odur ki milletin huzurunu kimse kaçırmasın. Kan üzerinden kimse beslenmesin.''

Cemalin annesi Hazal Encü “Okuldan gelir gelmez ‘kantinden bir şey alamıyorum, açlıktan başım dönüyor anne’ derdi... 50 lira borcu birikmiş ödeyememiş kantine, o gece kaçağa gitmek istedi, borcumu ödeyeceğim, dedi. Oğlum üç saat boyunca karın üstünde can çekişmiş. Oğlumu bir semere sarmışlardı. O semer rüyalarıma giriyor, iki günde bir giriyor...”

Ortada netice çıkmadan kalkıyor terör örgütü veya uzantıları bize illa sen özür dileyeceksin. İleride niye olmasın…”

Erkan’ın annesi Felek Encü “Benim çocuğumu, o dağda, o sınırda katlettiler. On üç yaşındaydı. Morgda yüzünü görmek istedim, yalvardılar, engel oldular; ‘o halde görmeye dayanamazsın, yapma’ dediler. Eldivenlerini sıyırıp ellerini öptüm, dört-beş çorap giydirmiştim üst üste ayakları üşümesin diye, onları çıkarıp ayaklarını öptüm, öptüm... ben oğluma doyamadım...”

İleride ‘gerekirse’ özür dileyecek Başbakan...

Bu ne amansız kibir, bu ne dehşetli hesap?

İnsanların acısına ortak olmayı, acıyı anlamayı, bir zafiyet olarak değerlendiren bu nasıl bir politik bilinç?

“Orada, 34 insanın içinde, tek bir masum çocuğu bile istemeden, hata sonucu öldürmüşsek, bu ihtimal için bile ben bu annelerden ve babalardan tüm kalbimle ve insanlık adına özür diliyorum” diyememek…

Açık yürekli bir yüzleşmeyi, korkakça bir yüzleşmeden ayıran şey nedir?

Kim olduklarından emin olamayacağını söylediğin bir insan kafilesinin üzerine 5 tane F16 yolluyorsun; biriyle yapamayacağın neyi yapmaya çalışıyorsun? Bu nasıl bir savunma stratejisi, nasıl bir yok etme iştahı, nasıl bir güç gösterisi?

İhmal, istihbarat hatası, basiret bağlanması ya da korkunun, öfkenin, erkin zehirlediği akıl… Hangisi?

Bu kadar soğukkanlıkla bu sözleri sarfedebilmek ne anlama geliyor? Halkına bunca yabancılaşırken kendine de yabancılaşmaz mı insan; içinde insana dair ne varsa yabancılaşmaz mı?

Siz Sayın Başbakan adaletin neresinde duruyorsunuz; önünde, arkasında, yanında? Siz nerede duruyorsunuz ki biz kibirden, öfkeden, zalimlikten başka bir şey göremiyoruz?

Bu insanlar için sadece gerçeğin ve samimiyetin önemli olduğunu anlamıyor musunuz?

Bu kadar zor mu insanla, gerçeklikle, yaşama dair olanla ilişki kurmak?

İnsanların onurlarını kırmadan, acı çektirmeden, göz dağı vermeden onlarla barışmanın bir yolu yok mu?

Yapılanlar için minnettarlık mı duymalılar? Sizin olmayanla, devletin bütün imkânlarıyla aslında çoktan yapmış olmanız gereken şeyleri yaptınız ve ‘sorun’ çözüldü öyle mi?

İnsanları, hoşgörürken bile incitmeye meyleden bir akılla ‘yaradandan’ dolayı sevmek yetmiyor.

Gerçeğin ne olduğunu biz bilemeyiz. Orada değildik. En doğrusunu yaşayanlar bilir.

Bir de Başbakan elbette…

Bu annelerin ve babaların gerçeği bilmeye hakları var. Bizim de var.

Yatıp kalkıp ‘Uludere’ diyorsak rüyalarımızı kabusa çeviren parçalanmış çocuk bedenleri gördüğümüz içindir. Her gün göz yaşıyla, kanla, ızdırapla yıkanıyor beyinlerimiz.

Ölü çocukların anneleri tazminatı kabul etmiyorlar, “Fakir olabiliriz, ekmeğimiz olmayabilir ama biz o tazminatı almayacağız, bizim çocuğumuz satılık değil. Kan parası istemiyoruz, suçluların cezasını çekmesini istiyoruz…” diyorlar.

Sadece gerçeği bilmek istiyorlar. Adalet istiyorlar.

Roboski değil, Uludere ne demek Roboski! diyor Başbakan.

Ama gel gör ki Roboski, Roboski, Roboski…

 
Nav:*
Sernav
E-Posta
Şîrove:*
 * Divê hûn ciyên bi stêrk dagirin.
1432 >> *
SERNİVÎSÊN DİN
Ulusal İttifak`tan Sisi`ye karşı gösteri çağrısı
Ulusal İttifak`tan Sisi`ye karşı gösteri çağrısı
Mısır`da Darbeyi Ret ve Meşruiyete Destek için Ulusal İttifak, Abdülfettah es-Sisi`nin cumhurbaşkanlığı adaylığını protesto çağrısında bulundu.
Faili Meçhul Dosyasından Emekli Albay Temizöz tahliye edildi
Faili Meçhul Dosyasından Emekli Albay Temizöz tahliye edildi
Cizre`de 1993-95 yıllarında işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili görülen davada yargılanan eski Kayseri Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Cemal Temizöz, tahliye edildi.
Van`daki STK`lardan Ortak Çağrı
Van`daki STK`lardan Ortak Çağrı
Van`da bulunan STK ve bazı oda temsilcileri, seçim çalışmalarının sağduyulu bir ortamda yapılması için ortak bir açıklama yayınladı
Fethullah Gülen`e mektup: Deşifre olduk!
Fethullah Gülen`e mektup: Deşifre olduk!
Azerbaycan gazeteleri paralel yapının Azerbaycan`da kadrolaştığını yazdı. Cemaat okulu müdürünün Gülen`e yolladığı `deşifre olduk` mektubu ortaya çıktı
PKK/BDP`liler suçüstü yakalanınca HÜDA PAR`a saldırdılar:1 yaralı
PKK/BDP`liler suçüstü yakalanınca HÜDA PAR`a saldırdılar:1 yaralı
Hür Dava Partisi Bismil ilçe teşkilatının astığı flamaları sökerken suçüstü yakalanan PKK/BDP`liler, olayı hazmedemeyerek HÜDA PAR ilçe binasına saldırdı. Olayda parti üyesi bir kişi yaralandı.
HÜDA PAR’dan Diyarbakır’a Muhtesem Projeler
HÜDA PAR’dan Diyarbakır’a Muhtesem Projeler
Diyarbakır için hazırladıkları projeleri gazetemize anlatan HÜDA PAR Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hüseyin Yılmaz, Diyarbakır’ı karpuzla ve Molotof’la değil sahabeleriyle tanınacak bir şehir haline getireceklerini söyleyerek “Halkın efendisi, halkına hizmet edendir”
Dinleme Yetkisi Veren Savcılar Hakkında Soruşturma Açıldı
Dinleme Yetkisi Veren Savcılar Hakkında Soruşturma Açıldı
HSYK dinleme kararı veren savcılar hakkında soruşturma açtı
BDP’yi Sandık Korkusu Sardı
BDP’yi Sandık Korkusu Sardı
BDP’nin yerel seçimler yaklaştıkça kendisi dışındaki partilere olan tahammülsüzlüğü artıyor
`Piyango, şans oyunları haram ve çirkin şeylerdir`
`Piyango, şans oyunları haram ve çirkin şeylerdir`
Yılbaşı kutlamaları, milli piyango ve şans oyunları hakkında konuşan bölgenin tanınmış alimlerinden Molla Abdullah Akdeniz, Milli piyango ve şans oyunlarının haram ve çirkin şeyler olduğunu söyledi
`Polisin Kendisi Suç Örgütü Gibi Çalışıyor`
`Polisin Kendisi Suç Örgütü Gibi Çalışıyor`
Hür Dava Partisi`nin (HÜDA PAR) Diyarbakır`da düzenlediği bilgilendirme seminerine gidenleri gizlice kayda almaya çalışan polislere tepki gösteren yazar Av. Emin Güneş, polisi suç örgütü gibi çalışmakla suçladı.
Çıkacak Af Kararını Kabul Etmeyeceğiz
Çıkacak Af Kararını Kabul Etmeyeceğiz
Mısır`da Sabah 7 Hareketi mensubu 14 genç kızın, mevcut cumhurbaşkanını tanımadıkları ve çıkarması muhtemel af kararını kabul etmeyecekleri bildirildi.
Şahin: `Toplumun dinine de diline de sahip çıkacağız`
Şahin: `Toplumun dinine de diline de sahip çıkacağız`
Türkiye genelinde teşkilatlanmasına devam eden Hür Dava Partisi, Elazığ`ın Arıcak ilçe teşkilat binasını salavatlarla açtı. Açılışta konuşan HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Sait Şahin, toplumun hem dinine hem de diline sahip çıkacaklarını söyledi.
Mısır`da Özgürlükler Kısıtlanıyor
Mısır`da Özgürlükler Kısıtlanıyor
Mısır`da 3 Temmuz`daki darbeyi destekleyen Nur Partisi ve 6 Nisan hareketi, geçici cumhurbaşkanı Mansur`un onayladığı tartışmalı "gösteri yasası"nın özgürlükleri kısıtladığını bildirdi.
Birileri Değişime Meydan Okuyor
Birileri Değişime Meydan Okuyor
Süreç değişti, yasalar değişti ama birileri hala eski alışkanlıklarını sürdürüyor. Batman’da bir kişinin öldürülmesinden sonra uygulamaya konan komplo, bu yapıların hala faal olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bu derin yapıların faaliyetlerine devam etmesi ‘Değişim yönündeki kanunları kimi ko
Hizbullah Cemaati Yöneticilerinden İsa Bagasi`den Önemli Açıklamalar
Hizbullah Cemaati Yöneticilerinden İsa Bagasi`den Önemli Açıklamalar
Hüseyni Sevda Sitesinin sorularını yanıtlayan Hizbullah Cemaati yöneticilerinden İsa Bagasi, "PKK/PYD`nin Rojava`daki yaşanan çatışmanın taraftarı olmadıklarını ve Batman`da yaşanan olayların içinde Hizbullah`ın olmadığını" söyledi.
Mısır askeri Mursi`den özür diledi
Mısır askeri Mursi`den özür diledi
Mısır`da geçtiğimiz hafta ilk davası görülen Cumhurbaşkanı Mursi`nin mahkemedeki dik duruşundan sonra darbeci ordu içinden itiraz sesleri yükselmeye başladı.
Özcan Temel olayında BDP/PKK Parmağı
Özcan Temel olayında BDP/PKK Parmağı
Batman’da yaşanan ve bir kişinin ölümü ile sonuçlanan olay sonrası BDP/PKK’nin apar-topar HÜDA PAR camiasını hedef göstermesinin altında yatan nedenler yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor.
Mısır`da darbe karşıtı cuma gösterileri
Mısır`da darbe karşıtı cuma gösterileri
Mısır`da "Mısır kadınları kırmızı çizgimizdir" adı altında düzenlenen cuma gösterileri namazdan sonra başladı.
`KCK ve BDP Aynı Dili Konuşuyor`
`KCK ve BDP Aynı Dili Konuşuyor`
HÜDA PAR`a ve İslami STK`lara yönelik yapılan saldırılar Diyarbakır`da (Amed) 72 STK tarafından kitlesel basın açıklamasıyla kınandı. 72 STK tarafından düzenlenen kitlesel basın açıklamasında, KCK/BDP`nin HÜDA PAR`a karşı halkı kışkırtarak kaos çıkarmaya çalıştığı vurgusu yapıldı.
Yetim-Der 21 genci evlendiriyor
Yetim-Der 21 genci evlendiriyor
Yetim Öksüz ve Mağdurlar ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Yetim-Der), evlendireceği 21 çift için Diyarbakır`da toplu düğün merasimine hazırlanıyor
Besmele çekti, otobüsten atıldı
Besmele çekti, otobüsten atıldı
Belediye otobüsünde besmele çeken 12 yaşındaki çocuk şöfor tarafından otobüsten atıldı.
Hz. İbrahim’den Bize Miras Kalanlar
Hz. İbrahim’den Bize Miras Kalanlar
Peygamberler bizim gibi sıradan insanlar değiller. Onlar daima Allah’ın koruması altındadır. Bu sebeple şeytan asla onlara ilişemez; söz, sükût, ikrar ve fiilleri; uyku ve uyanıklık halleri vahiydir ve masumdurlar
Adalet Ve Onun Zıddı Olan Zulüm
Adalet Ve Onun Zıddı Olan Zulüm
Adalet, bir şeyi yerli yerine koymak ve yerinde kullanmak anlamlarına gelir. Zulüm ise adaletin zıddıdır. Arapça’da zulüm, bir şeyi kendisine ait olan yerin dışına koymak; yeri değilken eksiltmek, çoğaltmak; zaman ve yer bakımından saptırmak olarak tarif edilmiştir.
Aziz Dostum Şehid (6 Ekim 1992) Abduwehhab Yersiz’in Anısına
Aziz Dostum Şehid (6 Ekim 1992) Abduwehhab Yersiz’in Anısına
Bütün kâinatı yoktan var eden Allah Teâla Bari’ye hamdolsun. Kâinatın içerisinde dünyayı var eden Allah Teâla’ya hamdolsun. Yeri yayan, göğü yükselten, yerdekileri ve göktekileri insana boyun eğdiren Allah’a hamdolsun. Yeryüzünde insanı var eden ve ona emaneti teklif eden Allah’a hamdolsun.